İŞTE ZARRAB DAVASIDA BUGÜN YAŞANANLAR

New York’ta görülen ‘Atilla’ya karşı ABD davası’nın onuncu gününde diğer tanıklar hakim karşısında.
00:48- Jüri üyeleri gittikten sonra, Yargıç Berman avukatları, davanın zaman planlaması konusunda sıkıştırıyor.

Savcı, hükümet tarafının Cuma'ya kadar istirahat edebileceğini söylüyor.

Berman: Bence bu çözüm olmayacak. taraflar biraz hızlansın.

00:46- Savcı: Bugünlük bitirebiliriz, sayın yargıç. Jüri üyeleri salondan ayrılıyor.

00:45- Savcı, Korkmaz'a "Telefon numaralarını tanıyor musunuz?" diye soruyor. Korkmaz: "Son dört rakamını hatırlıyorum."
Korkmaz, Zarrab'ın numarasını ve Hakan Atilla'nın numarasını hatırladığını söylüyor.

00:43- Korkmaz, bir delilde sözü edilen kargo sistemini anlatıyor.

00:41- 
Korkmaz, Zarrab'ın yaptığı bir telefon görüşmesinin tapesini inceliyor. Korkmaz'ın ifadesine göre görüşmede Zarrab, "Hakan'la konuştum. Yakında transferi yapacaklar" diyor.

00:33- Korkmaz, Aslan'ın yazışmalarına ilişkin delilleri anlatıyor. Aslan'ın gönderdiği bir mesajda "meşhur 6 Şubat tarihi"nden bahsedildiğini söylüyor. Korkmaz'a göre burada, yaptırımlardaki bazı düzenlemelerin değiştirildiği tarihe atıf yapılıyor.

00:28- Korkmaz, Zarrab'ın telefonunda bulunan deliller arasında yer alan WhatsApp ve Viber yazışmalarını anlatıyor.

00:24- Yargıç Berman soru soruyor: "Soruşturma altın kaçakçılığıyla başlayıp sonra diğer konulara mı uzandı?"
Korkmaz: Doğru, sayın yargıç. Öyle oldu.

00:19- Korkmaz, Türkiye'de polisin dinleme faaliyetlerini eski Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) üzerinden nasıl yürüttüğünü anlatıyor.

00:18- Savunma, delillere itirazlar yağdırıyor.

00:16- Oturum 5 dakikanın ardından yeniden başladı. Deliller dosyaya ekleniyor.

23:56- CD'ler delil dosyasına ekleniyor. Bu işlem biraz uzun sürecek.

23:53-
 Korkmaz, soruşturma boyunca dinlenen telefon görüşmelerinin tapelerini incelediğini söylüyor. Ses kayıtlarına göre hazırlanan birçok tape olduğunu söylüyor. (Çevirmen Sebla Küçük'ün notu: İngilizce ifadedeki sorun nedeniyle bu ikinci cümlenin çevirisinden emin değilim.-s.)

23:48- Savcı, Korkmaz'a telefon dinlemeleriyle ilgili sorular soruyor.

23:37- Korkmaz soruşturmada Orient Bazaar'da yapılan aramada ele geçirilen delileri doğruluyor. (Aktifhaber NOT: Reza Zarrab'a ait olan Safir Altın Orient Bazaar'da iş merkezinde bulunuyordu)

23:35- Gazeteci Klasfeld'in analizi: 
ABD'deki davalarda hükümet tarafının tanıkları, özellikle işsiz olan tanıklar genellikle ifade verene kadar mali destek alıyor. Savunma avukatları genellikle bu ödemelere atıf yaparak tanık ifadesinin şüpheli olduğunu savunuyor. Yani sıra dışı bir durum değil

23:32- Korkmaz, dosyaya eklenen ve muhtemelen mali işlemlerle ilgili olan delili anlatıyor.

23:24- Az önce bahsedilen delil dosyaya ekleniyor.

23:23- Korkmaz, bir diskte saklanan elektronik delillerin gerçekliğini doğruluyor ve 'Bu, size sunduğum delil ile aynı içerikte.' diyor

23:22- 
Savcı, Korkmaz'a ABD'de bir işte çalışıp çalışmadığını soruyor. Korkmaz "Hayır" yanıtını veriyor.
Talepte bulunmamasına rağmen FBI'dan ve savcılıktan mali destek sağlandığını söylüyor. (Gazeteci Adam Klasfeld, 'Bu konuyla ilgili rakamları kontrol ettikten sonra paylaşacağım' notunu düşüyor)

23:20- Korkmaz, Türkiye'de hakkındaki davanın hala sürdüğünü söylüyor.

23:19- Soruşturma başladığında, Korkmaz, dünkü ifadesinde belirttiği üzere, "köprü koruma birimi"ne tayin edilmişti.

23:18- Korkmaz, savcının soruşturma için onayı 25 Aralık 2013 tarihinde verdiğini, bu yüzden soruşturmanın "25 Aralık soruşturması" veya '25 Aralık Operasyonu' olarak bilindiğini söylüyor.

23:17- Korkmaz, 25 Aralık soruşturmasının, aralarında Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan'ın da bulunduğu belli kişilere yönelik bir yolsuzluk soruşturması olduğunu söylüyor.

23:16- Korkmaz: Kamuoyunda 25 Aralık soruşturması olarak bilinen başka bir soruşturma daha vardı...
(Korkmaz, 25 Aralık soruşturmasının, kendi yürüttüğü Zarrab soruşturmasıyla ilgili olmadığını söylüyor.)

23:15- Dün ifade veren eski komiser yardımcısı Hüseyin Korkmaz yeniden kürsüde.

23:14- 
Fleming, yaptırım ihlali nedeniyle Deutsche Bank'ın yaptığı anlaşmazlık giderme ödemelerinden bahsediyor. İtiraz geliyor. Konunun davayla ilgisi olmadığı gerekçesiyle itiraz kabul ediliyor. Sloan kürsüden ayrılıyor.

22:53- Sloan, yaptırımların ihlali anlamına gelebilecek işlemleri işaretleyen bir bilgisayar sisteminin algoritmasını anlatıyor. 

Konu: Swift sistemi. Bu sistemden daha önceki ifadelerde de bahsedilmişti.

22:52- Soru: ABD'nin yaptırım rejiminin mesela [Birleşik Krallık'ın yaptırım rejiminden] daha karmaşık olduğunu söylemek doğru olur mu?
Sloan, bu görüşe katılabileceğini söylüyor.

22:51: Fleming, BM'nin, Birleşik Krallık'ın ve Kanada'nın da yaptırım programı olduğuna dikkat çekiyor.

22:50: Atilla'nın avukatı Cathy Fleming, Sloan'ı çapraz sorguya alıyor.

22:48- Sloan: Bakın, İran'ın ekonomisi esasen petrole dayalı. Petrol ekonomisi ise esasen ABD dolarına dayalı.

22:46- Sloan, bankaların parasal işlemleri birbirine aktarmasından bahsediyor, burada "sıcak patates" benzetmesini kullanıyor.

22:45- Konu: Centrica Genel Ticaret şirketinin ödemelerinin takibi. (Not: Bu şirketin adı, Zarrab'ın ifadesinde gıda ticaretiyle ilgili olarak geçmişti.~s.)

22:43- Savcı, Sloan'dan delil dosyasına az önce eklenen bazı kayıtları doğrulamasını istiyor. Kayıtlar arasında çalışma sayfaları da var.

22:29- Sloan: Genel olarak müşterimizin müşterisinden bahsediyoruz.

22:28- Sloan, "muhabir banka" kavramını anlatıyor. "Müşterilerimiz, Ahmet, Mehmet (AKTİF HABERİN NOTU: Sloan yaygın erkek isimlerini kastederek 'Dick and Harry' dedi. Çevirmen bunu da Türkçeleştirerek 'Ahmet Mehmet' olarak çevirdi) gibi sıradan kişiler değil" diyor. Bankanın müşterileri daha çok diğer muhabir bankalardan oluşuyor.

22:27- Oturum devam ediyor. Yeni bir tanık kürsüye geldi. Deutsche Bank çalışanı. Soyadı Sloan. (Adı anlaşılamadı.)

20:58- Szubin tanık kürsüsünden ayrılıyor. Öğle arası veriliyor. Ara verilmeden önce Yargıç Berman bir espri yaptı ve doğru duyduysam epey komik bir espriydi. Yazılı kayıtlara bakıp aktaracağım. Oturum TSİ 22:00'da devam edecek.

20:56- Çapraz sorguda Rocco, Szubin'in Atilla ile "özel görüşme" iddiasına ilişkin ifadesini gündeme getirmişti. Szubin, savcıya, sözü edilen görüşmeye ilişkin hatırladıkları konusunda aklında hiçbir şüphe olmadığını söylüyor. Bu görüşmenin içeriğiyle ilgili yazılı bir kayıt bulunmuyor.

20:54- Rocco çapraz sorgusunu bitirdi. Savcı, yeniden doğrudan sorgu yapacak.

20:53- Rocco, Halkbank'ın OFAC'ın (Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi) sorularına yanıt verip vermediğini soruyor. Szubin "Evet" diye yanıtlıyor.

20:49- Rocco, Halkbank'ın OFAC'ın (Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi) sorularına yanıt verip vermediğini soruyor. Szubin "Evet" diye yanıtlıyor.

20:47- Son sunulan delil, Obama döneminde İran'la imzalanan nükleer anlaşma kapsamında yaptırımların hafifletilmesiyle ilgili bir belge.

20:39- Rocco, jüri üyelerine başka bir belge göstermek istiyor.

20:35 - Szubin, Zarrab'ın bir endişe nedeni olduğunu kabul ediyor.
Başka bir soruya geçiliyor.

20:34 - Soru: Zarrab'ın, Halkbank'ın sürekli müşterisi olduğunu anlamış mıydınız?
Szubin: Hatırlamıyorum.

20:33- Özel görüşme bitti. Konuşulanlar hakkında açıklama yapılmadı.
Atilla'nın avukatı Rocco, sorguyu kısaltmak için ne yapabileceğine baktığını söylüyor.
Yargıç Berman, "Hiç acele etmeyin" deyince salonda kahkahalar yükseliyor.

20:26- Szubin: "Dışa açık bir duruşmada açıklayamayacağım bilgilerden bahsediyorduk."

Atilla'nın avukatı Rocco, yargıçla özel görüşme talep ediyor.

Not: Kimi zaman davalarda bu tür ifadeler halka kapalı salonda alınıyor ancak bu duruşmada böyle bir durum olup olmayacağı bilinmiyor.

20:22- Soru: Bu arada, Reza Zarrab'ı ilk kez ne zaman duydunuz?

Szubin, burada açıklamaya yetkili olmadığı bilgiler üzerinden Zarrab'ı duyduğunu söylüyor.

20:21- Hatırlatma: Szubin daha önce, Türkiye'de olup bitenleri kendisine aktaracak "perde arkası" kaynakları olmadığını söyledi.

20:20- Szubin, "devam eden bir polis soruşturması" olduğunda "araya girmemeye" çalıştıklarını söylüyor.

20:19- Rocco, Türkiye'deki soruşturma konusunda durumun böyle olduğunda şüphe duyduğunu söylüyor.

Szubin, konuyu görüştüğü kaynakların muhtemelen "gizli kaynaklar" olduğunu ve bunları açıklamaya yetkili olmadığını söylüyor.

20:18- Szubin, "Genel olarak yayınlanna haberlerden öğrendim" diyor.

Türkiye'deki "perde arkası olaylar" hakkında bilgi alamadığını ancak konuyu hangi ABD'li yetkililerle görüştüğünü hatırlamadığını söylüyor.

20:17- Szubin, olayları ABD Hazine Bakanlığı yetkilileriyle değerlendirdiğinden "emin" olduğunu söylüyor. Bu yetkililerden biri, daha önceki tanıklar arasında bulunan David Cohen'di.

20:15- 2013'teki yolsuzluk skandalı döneminde Zarrab ile Aslan'ın tutuklanması hakkında sorular soruluyor.
Szubin, olayı gazetelerden öğrendiğini söylüyor.

20:13- Rocco, belgede böyle yazmadığını söylüyor.
Yargıç Berman araya giriyor. Avukatlar çapraz sorguda ifade vermez, soru sorar.

20:10- İlginç: Rocco'ya göre belgede 13 Şubat 2013 tarihinde "Halkbank CEO'su" ile "kenarda yapılan bir görüşmeden" söz ediliyor.

20:00- Szubin, bu görüşmenin "üst düzey bir yetkiliyle" yapıldığını hatırladığını söylüyor.

19:53- Halkbank ile yapılan bir toplantının anlatıldığı bir yazışmadan bahsediliyor.

19:51- "Aksan" sorusuyla ilgili not: Szubin, doğrudan sorguda Atilla'nın yaptığı bazı şeyler yüzünden gergin olabileceğini ima etmişti. Rocco ise müvekkilinin genel olarak gerilimli durumlarda sinirli davrandığını kastediyor.

19:50- Rocco, Atilla'nın "ağır bir Türk aksanı" olup olmadığını soruyor.
Szubin, Atilla'nın "Türk aksanıyla" konuştuğunu kabul ediyor ama aksanın "ağır" olduğu konusunda emin olmadığını söylüyor.

19:46 - Szubin, Atilla'nın bir görüşme sırasında "terlediğini" söylemişti. Rocco, Szubin'e "Bunun, müvekkilimin genel 'sinirli yapısının' bir özelliği olmadığını nerden biliyorsunuz?" diye soruyor. Szubin, Atilla'nın "her zaman" gergin olabileceğini kabul ediyor. "Bilmiyorum" diyor.

19:45- Szubin toplantıların çoğunlukla başka insanlarla birlikte yapıldığını ve bir saat veya bir saatten fazla sürdüğünü söylüyor.

19:44- Rocco, Szubin'e, Atilla ile hiç "sosyal ortamda diyalog" kurup kurmadığını soruyor.

19:43- Szubin, "Hayır" diyor.

19:42- Toplantı notlarının nasıl kayda geçirildiği konusunda sorular soruluyor. Szubin bu işin, not tutmak üzere özel görevlendirilen bir kişi tarafından yapıldığını söylüyor.

19:41- Rocco, Halkbank'ta sekiz müdür yardımcısı olduğunu söylüyor ve Szubin'i, bu yapı hakkında bilgisi olup olmadığı konusunda sıkıştırıyor. Szubin bundan haberdar olmadığını ancak Halkbank adına konuşma yetkisi olan kişilerle görüşmeye dikkat ettiğini söylüyor.seblâ ekledi,

19:40- "İkincil yaptırımların kaldırılması" JCPOA, yani Obama'nın İran ile yaptığı nükleer anlaşma kapsamındaydı. Bilgi almak isteyenler için İran anlaşması konusunda ABD Hazine Bakanlığı'nın bir kılavuzu bulunuyor.

19:38- Szubin, 2016'da İran'a yönelik ikincil yaptırımların kaldırıldığını hatırlatıyor. Szubin o dönemden önce ABD Hazine Bakanlığı'ndan ayrılmıştı.

19:36- Rocco, Szubin ile daha önce hiç bir araya gelmediğini söylüyor. Szubin bunu doğruluyor.

19:34- Hakan Atilla'nın avukatı Victor Rocco'nun, Szubin ile çapraz sorgusu başladı.

19:32- Szubin'in ABD'li savcılarla dört toplantı ve birkaç "kısa" telefon görüşmesi yaptığından söz ediyorlarseblâ ekledi,

19:30- Szubin, Türkiye'ye ilişkin gümrük bilgilerini incelediğini söylüyor.seblâ ekledi,

19:28- Szubin'in Atilla ile yaptığını "düşündüğü" görüşmelere ilişkin deliller sunuluyor.

19:25- Başta tereddüt etse de sonrasında daha kesin bir dille konuşuyor. Altın satışı da görüşmede konuşulanlar arasındaydı.seblâ ekledi,

19:12- Szubin, notlarında "Aslan" isminin geçtiğini ancak muhtemelen hızlı yazdığı için bunun yanlışlıkla olduğunu söylüyor.seblâ ekledi,

19:00- Szubin, başka bir delili inceliyor. Bu kez, Atilla ile yaptığı bir görüşmeye ilişkin notlar.

18:55- Bu belge delil dosyasına girecek mi, yoksa sadece Szubin'in hafızasını tazelemeye yardımcı olmak üzere mi sunuluyor, henüz belli değil.seblâ ekledi,

18:42- Szubin, Halkbank'tan, İran'a insani yardımlar konusunda sadece "tanınmış" aktörlerle çalışmalarını istediğini söylüyor.seblâ ekledi,

18:30- Szubin, görüşmede Atilla'nın "oldukça şaşırmış" göründüğünü söylüyor: "Sanırım, bu ifadeyi kullanmamda sakınca yoksa, terliyordu."seblâ ekledi,

18:20- Szubin, Atilla'ya "bunu rutin bir görüşme olarak görse de, asıl durumun öyle olmadığını" söylediğinden bahsediyor.
Szubin, Atilla'ya "bunun Halkbank'a bilinçli olarak yaptığı bir ziyaret olduğunu" ve bu görüşmeyi başka hiçbir bankayla yapmadığını söylemiş.seblâ ekledi,

18.10- Szubin: “Atilla’nın başını sallayıp durumu anladığını ve doğruları yaptığını söylediğini hissediyordum. Ancak gerçekte durum farklıydı, bu yüzden açık açık konuştuk.”

18.03- Szubin: “12 Şubat 2013 tarihinde Halkbank’ın İstanbul’daki genel merkezinde Atilla’yla bir toplantı yaptık. Toplantıda, ABD Hazine Bakanlığı ve Halkbank yetkilileri de katıldı.”

17.48- Szubin: “Halkbank temsilcileriyle iki ya da üç kez yüz yüze görüştük. En çok görüştüğüm kişi Hakan Atilla’ydı. Atilla, İran’a yönelik yaptırımları ‘çok güçlü’ bir şekilde anlıyordu.”

17.45- OFAC’ın (Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi) eski direktörü Adam Szubin tanık kürsüsünde.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ